Sanat bazen bir şarkının ortasında içimize oturan o duygudur, bazen de bir tablonun karşısında dalıp gitmemizdir. Tanımını yapmak kolay değil aslında; Belki en doğrusu şu: Sanat, insanın içini başka biriyle sessizce konuşturan köprüdür.
Sanat
Sanat bazen bir şarkının ortasında içimize oturan o duygudur, bazen de bir tablonun karşısında dalıp gitmemizdir. Tanımını yapmak kolay değil aslında; Belki en doğrusu şu: Sanat, insanın içini başka biriyle sessizce konuşturan köprüdür.
Hayatın koşturmacasında hepimizin unuttuğu bir yanımız var; hisseden, durup bakan, büyüyen yanımız. Sanat tam da oraya dokunuyor. Bir roman bazen hiç tanımadığımız birinin acısını bizim acımız gibi hissettiriyor. Bir melodi, yıllar önceki bir anıyı bir anda karşımıza çıkarıyor, bazen gözlerimizin içi parlarken, bazen yutkunamıyoruz.. Bir film, dünyaya bakışımızı, fikirlerimizi, değiştiriyor. Belki de sanatın en büyük gücü burada; Bizi insan yapan şeyi hatırlatması.
Sanatın tek bir türü yok ve iyi ki yok. Her birinin açtığı pencere biribirinden çok başka.
Müzik, duyguların dilidir söyleyemediğimiz her şeyi fısıldar.
Resim, kelimelerin yetmediği yerde devreye girer, renklerle konuşur.
Edebiyat, zihnimizin içini aydınlatır, bazen yalnız olmadığımızı öğretir bazense kaliteli yalnızlığı sevdirir.
Tiyatro, hayatı sahneye taşır, kimi zaman güldürür, kimi zaman yüzleştirip düşündürür..
Hepsinin ortak noktası Ruhumuza alan açmalarıdır..
Bence sanat, hayatımızın her alanında olmalı çünkü yaşamak sadece nefes alıp vermek değil. İnsan sadece çalışan, tüketen, uyuyan bir varlık değildir. Bir şey hissederiz, anlam ararız, bazen kırılır, bazen iyileşiriz. Sanat bütün bu iniş çıkışlarda elimizden tutar.
Sonuçta, sanat bir lüks değil insan olmanın sessiz, derin ve vazgeçilmez parçasıdır. Dünya yorucu olsa da içimizdeki o kıvılcımı söndürmemek için sanatla bağımızı koparmamak gerek.
Çünkü bazen bir notaya, bir kelimeye, bir çizgiye bakıp “Evet, tam da böyle hissediyordum” dediğimiz anı yaşatandır SANAT!


YORUMLAR